Advertorial

Tümce Düzeyinde İngilizce Çeviri ve İngilizce Sözlük Kullanımı

Tümce düzeyinde çeviri alıştırmalarına büyük ölçüde yer verilmesi, günümüzde çeviriye büyük ölçekli bakış açısına ters düşmekle birlikte, bu uygulama alanının beklentileri karşılama şeklindeki amacı da göz ardı edilemez. Ayrıca Taylan’ın, bu tarz çeviri yaklaşımını ve İngilizce sözlük kaynaklarının kullanımını profesyonel çevirmenlerin can simidi olarak gördüğünü belirtmesi, erek ekin okurunun kaynak dil konusundaki eksikliklerini, ortaya çıkarır. 2004 yılında yayınlanan “Çeviri Kılavuzu ve Tıp Terminolojisi ve Tıp Metinleri Çevirisi” başlıklı özel alanla ilgili yapıtta ise, 1980’li yıllarda yayınlanan özel alanla ilgili yapıtlara göre ilerleme kaydedildiği görülür. Kuramsal olarak bu yapıtta çağdaş kuram ve kuramcılara yer verilmiştir. Uygulamada kaçınılmaz olarak çeviri bilimsel yaklaşımdan çok dilbilimsel yaklaşımda bulunulmuştur. Örneğin, Newmark’ın öne sürdüğü şekilde akademik, profesyonel ya da popüler metin türü şeklinde bir sınıflamadan yola çıkılmıştır. Öteki yerli yapıtların dilbilgisi odaklı yaklaşımına karşın, bu son iki yapıtın çeviri edincinin daha geliştirici bir etkiye sahip olduğu öne sürülebilir. Ayrıca özel alanla ilgili çeviri eğitiminde önemli yeri olan metin türü ayrımına dikkati çekmesi ve kapsamı genişleterek çeviri eleştirisi, çeviri tarihi gibi konulara girilmesi ileri bir adım olarak değerlendirilebilir. Çeviri eleştirisine karşıt olarak ileriye dönük amaçlan olan çeviri eğitiminde tek seçenekli çözümler yerine birden çok çeviriye, yer verilmesi çevirmen adayına karşılaştırma olanağı sağlayacağı gibi, İngilizce çeviri yaparken tek bir çözüm olmadığını göstererek onun bu konuda geniş ufuklu düşünmesine katkıda bulunur.

Karşılaştırma sonucunda tek bir seçenekte karar kılınması ise, teknik çeviride bilgi teknolojilerinin devreye girmesiyle kaçınılmaz bir durum haline gelmiştir. Bu, dünyada bilgisayarlı ve bilgisayar destekli çevirilerin yaygın kullanımının çeviri stratejilerinde dilsel eşdeğerliği yeniden gündeme getirmesinin bir sonucu olarak değerlendirilebilir.Türkçe çeviriyapmayı öğretmeye yönelik olarak basılan yayınlara toplu olarak bakıldığında ise, 80’li yıllarda Türkçe yayınlarda kuramsal bir dayanaktan yola çıkılmadığı görülür. Genellikle dilbilgisinin temel alındığı 90’lı yıllarda ise, Batı’daki 80’li yıllarda egemen olan dilbilim odaklı kuramların özellikle dil öğrenimi alanında kabul gördüğü anlaşılmaktadır. Günümüzde ise, çeviri araştırmalarında çeviri bilimsel yaklaşımlar benimsenirken, çeviri eğitiminde dilbilim odaklı yaklaşımların kabul gördüğü ortaya çıkmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir